8/1


Placebo

Placebo

Aynı çatı altında aşkımız bir yalanmış

90'lı yılları kaparken yeni bin yıla herkesin yanında taşıdığı Placebo birbirinden vurucu iki albümle herkesin gözdesi olmuş, sonrasında ise sevenlerinin bile dudak büktüğü bir hale gelmişti. Dönemin en aykırı yüzlerinden Brian Molko koyu feminen hali ve aykırı bir kız ne hissediyorsa sözlere döktüğü şarkılarıyla yeni bir Courtney Love arayışlarına da cevap olmuştu. Robert Smith ve Bowie evliliğinin en glam evladı Placebo, en distorsiyonlu haline bile yedirdiği melankoli ve Molko'nun gender karmaşasıyla yaygın bir gruptu artık. Aradan geçen 10 yıllık dilime rağmen Molko hala lolita fahişe rolüne devam ediyordu. İlk takipçileri içlerindeki fahişeleri zamana ve hayata mahlup ederken Molko aynıydı... Yeniyetmeler için tarzları hayli renkli ve baştan çıkarıcı olsa da eskilerle köprüler çoktan aşınmaya başlamıştı... Çoğu kişiye göre Placebo balon bir gruptu ama ellerinden asla düşürmek istemeyeceği, patlatmayı göze alamayacağı bir balon.

Interpol

InterpolInterpol
InterpolInterpol

bana grubunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim
New York'ta ikamet ediyorsanız, simsiyah takım elbisiniz varsa, üstüne bir de Joy Division sularında boğuluyorsanız sizin için doğru zaman geldi demektir. Hadi bir grup kurun... Atmosfer yaratmakta fevkalede başarılı olan interpol'un yaptığını 20 sene evvel Joy Division'dan dinlememize rağmen Turn On The Bright Side sonrası Antics ile başarısının şans olmadığını kanıtlıyor. Hele ki etrafta The Strokes gibi şekil gruplar varken...

MP3: Interpol - Obstacle 1

1 hadise var

Nazan Öncel

İlk gençliğinden bu yana, bu günlerin hayalini kuran Nazan Öncel'in yakasını bırakmayan 2 hadise vardır. Sahiciliği ve Sezen Aksu ile olan, sonu gelmeyen kıyaslanma durumu...
Popüler müzik piyasasına hayli geç yaşta atanan, ne güzelliği ne de albenisi olan birisiydi başlarda. Cadılarda olan, bakanı rahatsız eden bir duruşu vardı. Sağ olsun, Nazan da süslenmeye pek önem vermez, hippi halinden ödün vermezdi. Pop için batan kendini reddettiren Nazan ilerki yıllardan bazılarımızı çoktan kendisine esir edecek sözcüklerle şarkıları kuracaktı.
İlk iki albümüyle halen kendisinin de çözemediği denli pop olan Nazan, 3 numaralı ve takipçilerinin nazarında en iyisi sayılacak "Göç" ile birlikte taşları yerine oturtuyor olacaktı, Depresif kadın vokaller arasında haklı bir birinciliğe sahip olacak işleri mermi gibi kalbe işleyecekti. Eyvah, bu kadın diğer kadınlara benzemiyordu! Albümle beraber sıkıntılarını en direkt şarkılara yediren Nazan hayatını açmaya başladıkça kendisiyle yüzleşip rahatlayacak eşzamanlı daha da beter bir ruh haliyle ilişkide olacaktı. Şarkıcı-dinleyici empatisi de hiç olmadığı kadar yerinde bir görev görecekti.
Dinleyeni yerinden göç ettiren albüm sonrası gelen "Sokak Kızı"nda ise -onlar ne derlerse desinler- daimi düşmanı Sezen Aksu ile işbirliğine girip die hard Nazanseverleri kendisine küstürecekti. Bilinen Sezen, her zaman Nazan'ı engelleyip pastadan dilime Müsade etmemişti. Neticede Küçük Serçe piyasada en az kendisi kadar başarılı bir ismi daha çekemezdi! Son büyük albümünü de yıllar önce yaptığından bundan sonraki işi şarkı yapmaktansa şarkıcılar üzerinde merkezi güç olmaktı. Yenemediğin eli öpeceksin mantığıyla Nazan'la çalışsa da ortaya çıkan işten iki taraf da memnun olmayacak, en başarısız Nazan albümü deyince herkes Sokak Kızı'nı gösterecekti. Avuntuyu hala Göç'te bulanlar ise, bir daha olmaz dese de 1999 senesinde ise, Türk popunun belki de en ayrıksı, en keskin albümüyle karşı karşıya kalacaktı. "Demir Leblebi" adlı albüm adı gibi hazmetmesi zor, dinleyenin yutkunmasına sebep olan acı bir albüm olarak kalacaktı. En mahrem anlarını bile açmaktan gocunmayan Nazan, babasının cinsel tacizinden deli sayıklamalarına kadar iki eliyle kendisini müzik için ayıracaktı. Sürekli saklanan ama yadsınamaz bir gerçek olan ensest ilişki, Nazan'ın dudaklarından dökülmüştü bir kere: Anasının sütü, babasının çükü! Bu kız böyle öğrendi hayatı anne.
Nazan albümle beraber öylesine kusmuştu ki artık rahata da kavuşmuştu. Sonraki yıllarda Tarkan'a verdiği şarkılarla hatırlanacak olan Nazan, Gülşen'den İbo'ya, Gülben Ergen'den Banu Zorlu'ya magazin skalasındaki nice isme 'vererek' zar zor edindiği aykırı imajını bir güzel, büyük bir samimiyetsizlikle dağıtacaktı. Yıllardır bin bir emekle oluşturduğu karakteri de pazara sokacaktı.




© 2006 8/1 | Loves Brett Anderson++